Bakan Işıkhan 1 Mayıs’ta işçilerle bir araya geldi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında Taksim Meydanı’nın, tüm sendika ve konfederasyonların yöneticilerine açık olduğunu belirterek, “Orada belirli bir program doğrultusunda çelenk koyarak, saygı duruşunda bulunarak, günün anlamı ve önemini belirterek, tüm sendika başkanlarımız burada bulunabilirler. Ama kitlesel eylemlere açık değil, art niyetli marjinal gruplara açık değil. Yani bunu özellikle altını çizmek istiyorum; bazen de eleştiriler geliyor ama biz sendikalarımızın bu önemli gününü orada kutlamalarını zaten sağlıyoruz. Ama siz de farkındasınız bu süreçte marjinal ve art niyeti gruplara da asla izin vermememiz lazım” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Ankara’nın Sincan ilçesinde bulunan fen işleri ve garaj personelleri ile bir araya geldi. İşçilerin bayramını kutlayan Bakan Işıkhan, burada yaptığı konuşmada, pazartesi günü itibariyle 13’üncü Çalışma Meclislerini topladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi:

“Sizde biliyorsunuz; 5 yıl aradan sonra topladık. Bu bizim için, özellikle Çalışma Bakanlığı için çok önemli bir istişare meclisiydi. Bu istişare meclisinde ilk günde hatırlarsanız, konfederasyonlarımızın tüm başkanları açık bir iletişim ve sosyal diyaloğun gerçekleştiği bir ortamda düşüncelerini, özellikle çalışma hayatının yapısal sorunlarıyla ilgili görüşlerini dile getirirler. Bu bizim için çok önemliydi. Daha sonra ilerleyen günlerde de, iki günde de çeşitli paneller ve toplantılar gerçekleştirdik. Bu panel ve toplantılarda tabii ki sendikal örgütlenmenin geleceği, toplu sözleşme süreçleri, biliyorsunuz çok önemli yeni yapılanmalar, yeni dönüşümler söz konusu, yeşil ve dijital dönüşümün yeni iş modellerini nasıl etkilediği, çalışma şekillerini nasıl etkilediği yönünde konular gündeme geldi. Sadece bunlarla sınırlı kalmadık. 1300’e yakın katılımcı kamu kurum ve kuruluşlarımızı temsil eden, sivil toplum kuruluşlarımızı temsil eden, işçi, işveren, sendika ve konfederasyonlarımızın temsilciliğinin yer aldığı, kıymetli akademisyenlerimizin, hocalarımızın yer aldığı, aynı zamanda uluslararası örgütlerin ve teşkilatların temsil, örneğin İLO Direktör Yardımcısı da toplantımıza katıldı. Ve en son makamda kendilerini ziyaret ettiğimizde de, görüştüğümüzde, gerçekten çalışma hayatında ve Çalışma Meclisinin ne kadar önemli olduğunu ve bunu gerçekleştirdiğimiz için de bizleri kutladılar. Bu Uluslararası Çalışma Teşkilatı’nın biliyorsunuz çok önemli organları bunlar. Bu direktörün bu bize geri bildirimi bizim için çok anlamlı. Ve Çalışma Meclisi’nin önemli iki bileşeni vardı. Biliyorsunuz bir COVID-19 pandemi sürecini yaşadık 3 yıl boyunca. Çalışma hayatı sadece Türkiye’de değil tüm dünyada etkilenmiş oldu. Yeni çalışma modelleri ortaya çıkan krizler, bu krizlere yönelik devletlerin, ülkelerin geliştirilmiş olduğu modeller tümü biraz önce ifade ettiğimiz hedef grup kapsamında masaya yatırıldı. Hatırlarsanız 6-7 Şubat depremlerini ve asrın felaketini yaşadık. Bu asrın felaketinin çalışma hayatının olay etkilerini de büyüteç ve irdeleme fırsatımız oldu. Bunlar bizim için çok önemli başlıklardı. Ancak çalışma hayatının dinamiğini düşündüğümüzde bunlarla sınırlı kalmıyoruz. Gelecekte ortaya çıkabilecek çeşitli riskler söz konusu. Bu riskler de bizim için çok önemliydi. Biz eğer riskleri belirleyebilirsek geleceğe yönelik planlarımızı ve politikalarımızı geliştirebiliriz. Onun için çalışma meclisimizi son olarak da Sayın Cumhurbaşkanımız milletin evinde bir yemekle taçlandırdık. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Türkiye’nin tüm emekçilerini, tüm çalışanlarını kabul ettiği için ve orada yine 1300’e yakın kardeşimiz, emekçimizle bir araya geldik. İnanılmaz bir ortam gerçekleşti. Ben bize bu fırsatı veren Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımı sunuyorum, sizlerin aracılığıyla. İnşallah gelecek yıllarda da çalışma hayatının dinamiklerini ve risklerini göz önüne alarak ortaya çıkabilecek fırsatları ve tehditleri çok iyi analiz ederek işimizi, emekçimizi, geleceği hazırlamak zorundayız. Bakanlık olarak bu benim sorumluluğumda. Allah nasip ederse bu şekilde çalışmalarını sürdüreceğiz. Daha önce birkaç yerde ifade etme fırsatım oldu. Farklı etkinlikler gerçekleştireceğiz diye. Biraz önce Sayın Belediye Başkanımız bizleri misafir ettiler. Burada çöpleri ve temizlik işlerinde görev yapan kardeşlerimiz, emekçilerimizle bir arada olduk. Onları yolcu ettik. Ankara’da yağmurlu bir gün, bereketli bir günde de şu an Fen İşleri’nde kardeşlerimize, emekçilerimize bir arada olduk. Bize de bu fırsatı verdiği için başkanıma da teşekkür ediyorum. Biz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü de kutlamak istiyorum emekçi emekçilerimize ve kardeşlerimize. İnşallah dediğimiz gibi; 1 Mayıs’ı da bu şekilde kutlamaya başladık. Ve dediğim gibi; emekçilerimizin bu çabasını bu alın terinde biz çok anlamlı görüyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 21 yıldır biz emeğe, alın terine en çok değer vermiş bir hükümetiz. Bu çerçevede işçilerimizi, emekçilerimizi, çalışanlarını biz hiçbir zaman mağdur etmedik. Bu noktada inşallah daha ziyaret edeceğimiz bir iki yer daha var. Özellikle sokaklarda, caddelerde biz evlerimize rahat bir şekilde otururken şehri farklı bir şekilde dönüştüren temizleyen, düzenleyen, ulaşımını sağlayan kıymetli emekçilerime de huzurlarınıza teşekkür ediyorum. Onlar olmasa ertesi gün sabah uyandığımızda böyle güzel pırıl pırıl örnek bir Sincan’ı göremezdik. Ben tüm huzurlarınıza, bu kardeşlerime de, işçi kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bizleri ağırladılar, bize çay ikram ettiler. Biz de inşallah onları Bakanlığımızda ağırlayıp aynı misafirperverliği kardeşlerimize göstereceğiz inşallah. Teşekkür ediyoruz.”

‘BİZ GÜVENLİĞİ SAĞLAYAMADIĞIMIZ TAKDİRDE ONLARA DA İZİN VEREMEYİZ’

Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarında işçilere açık olup, olmadığı sorusuna Bakan Işıkhan, “Bu soru da çok gündeme geliyor. Tabii 1 Mayıs kutlama sürecine girdiğimiz bu dönemde İçişleri Bakanımız açıkladı. Tüm valiliklerimiz açıkladı. Bu meydanlarda sendikalarımızın, konfederasyonlarımızın kutlamasına hiçbir engel bulunmamakta. Taksim Meydanı, tüm sendikalarımızın, konfederasyonlarımıza açık. Orada belirli bir program doğrultusunda çelenk koyarak, saygı duruşunda bulunarak, günün anlamı ve önemini belirterek, tüm sendika başkanlarımız burada bulunabilirler. Ama kitlesel eylemlere açık değil, art niyetli marjinal gruplara açık değil. Yani bunu özellikle altını çizmek istiyorum; bazen de eleştiriler geliyor ama biz sendikalarımızın bu önemli gününü orada kutlamalarını zaten sağlıyoruz. Ama siz de farkındasınız bu süreçte marjinal ve art niyeti gruplara da asla izin vermememiz lazım. Sağ olsun İçişleri Bakanımız da, valiliklerimiz de yani bugün 103’e yakın gösteri merkezinde, güvenlikli alanlarda bizim için çok önemli vatandaşımızın güvenliği. Biz güvenliği sağlayamadığımız takdirde onlara da izin veremeyiz. Bu inşallah yarın itibariyle 103 merkezde bu 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayacak, emekçi kardeşlerimi buradan selamlıyorum” yanıtı verdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x